Sen gittin gideli içimde öyle bir sızı var ki
Yalnız sen anlarsın
Sen şimdi uzakta cennette meleklerle bizi düşler ağlarsın
Bugün bayram erken kalkın çocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi
Sen yaz geceleri yıldızlar içinde
Ara sıra bize göz kırparsın
Sen soğuk günlerde kalbimi ısıtan en sıcak anısın
Bu gün bayram çabuk olun çocuklar
Annemiz bugün bizi bekler
Bayramda hüzünlenir melekler
Gönül alır bu güzel çiçekler
Öncesiz ve sonrasız mekâna doğru yol alan benim… En ıssız adalara ve karanlık kuyulara gömülen, gömdürülende benim.
Öncesiz ve sonrasız karanlığın derin inzivaya sına çekilen de benim… En ulu, en görkemli tanırsal kudretin biçimselliği de benim
Ulu bir kudret iradesidir benim varlığım, sonsuz boşluktur ruhum… Her kim ondan içeriye bakarsa ruhunu kaybeder.
Bir varsayımdır ismim ve her düşte benim karanlık sesim duyulur… Tüm ölümlülerin en korkulu ve en sempati duyduğu yine benim
Derinliğimin çözülmezliği ve insanüstü varlığımdır beni güçlü kılan… Bir ölüm habercisiyim ben.
Kan ve kin dolu
Gök kuşağının ulu renklerinde benim “koyu” tonlarım var, en yüce iradenin bir varsayım, her varsayımın benim düşlerimin parçası olduğu bilinir.
En ideal insan modeline duyduğum “özlem” herkesin belleğinde malum… Ama sizler ulu bir varsayıma ve ideale hizmet edeceksiniz.
Ben ona yeryüzünün anlamı diyicim
Bir kudret iradesidir o
Sürünün en son neferinin “rahmine” düşen son sürü üyesi ve üstinsanın son atası… O derin bir özlem ve kan dökücü olacak… Emin olun
En ideal kadının “rahmine” düşen özmü korkutuyor sizi? Onda derin bir kudret iradesi olacak.
Siz Ona eminim “tanırı” yâda “şeytan” diyeceksiniz… İşte o hastalıklı beyinleriniz ve tüm
Doğmalarınızı yer yeryüzünden kanla silecek olandır
O
Emin olun..!
En ideal kadının rahmine düşen özün başlangıcı
Sonsuzluk ve sonrasızlık için doğacaktır
Ben ona ÜSTİNSAN diyicem
DOĞUCAN